Kapına en yakın fırın!

Alışveriş Listem

[woosw_list]

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Bereketi ve lezzetiyle aşure
Anasayfa  / Lezzetli Blog / Yemek Kültürü / Bereketi ve lezzetiyle aşure

Geleneksel tatlar söz konusu olduğunda bolluk, bereket ve paylaşım gibi kelimeleri akla getiren; insanı olumlu ve güzel hislerle besleyen bir tatlı… Dolu dolu, zengin malzemesiyle hem besleyici hem de lezzetli ama her şeyden önemlisi birleştirici tatlar ve kokular ihtiva eden, aşureden bahsediyoruz!

Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem, ‘Aşure ayı’ olarak kabul edilirken, Muharrem’in 10’uncu günü ise Aşure günü olarak kutlanır. Üstlendiği manevi anlam ve çağrıştırdığı duygulara ek olarak içeriğinde yer alan bakliyat çeşitlerinden kuruyemiş ve meyvelere mutfak kültüründe de birleştirici ve çeşitliliği sembolize eden bir tatlı aşure… Farklı besin kaynaklarını bir araya getiren yapısıyla besleyici ve zinde tutan içeriğiyle dikkat çeken aşurenin Osmanlı mutfağındaki değeri de öne çıkar. Saray kaynaklı aşure ritüelleri halkla kaynaşarak köklü geleneğin bir parçası olmayı sürdürmüş. Saray aşçılarının öze bezene hazırlığına giriştiği aşure, kiler ağalarından helvacıbaşına, mutfak kültürünün farklı kollarının da dahil olmasıyla birlikte pişirilir; aşure testisi olarak adlandırılan özel kaplara konularak servise hazırlanır ve görevliler aracılığıyla halka dağıtılırdı.

Aşurelik buğday, nohut, fasulye gibi bakliyatlar; fındık, antepfıstığı, badem gibi kuruyemişler; kayısı, üzüm, incir, nar gibi meyveler ve mis gibi tarçın gibi baharatların rayihasıyla pişen aşurenin en temel özelliği ise paylaşıldıkça artan bir tat olması!

Aşure, geleneksel olarak Kurban Bayramı’ndan sonra gelen Muharrem ayının 10’uncu günü pişirilip dağıtılıyor; nasıl ortaya çıktığına dair inanışa göre hikayesi büyük tufana kadar uzanıyor. Tufanın ardından gemiden 10 Muharrem’de çıkan Nuh peygamber ve yanındakiler gemide kalan malzemelerle açlıklarını gidermek üzere bir yemek pişirirler. Bu yemek hem hayatta kalmak için güç verecek kadar önemli hem de gemide kalan malzemelerin karışımıyla yapıldığı için hem tatlı hem tuzlu içeriğiyle besleyici olacaktır.

Bu bereketli yiyecek farklı coğrafyalarda ve farklı kültürlerde de güzel anlamlar taşır. Aşure, buğday kültürünün yanında Mezopotamya’dan yayıldığı ve dünyanın farklı kıtalarına kadar ulaşarak aşure benzeri, bayram veya yeni yıl yemeklerine rastlandığı anlatılır. Böylesi besleyici ve tatlı ile tuzlu besinlerin bir araya gelerek ortaya çıkan bir yiyecek tarih boyunca kendine yer bulmaya devam etmesi son derece anlamlı. Paylaşım ve birliktelik hisleriyle dolu, lezzetli aşurelerin evlere ve sofralara konuk olacağı bu dönemde bereketin artacağı bir Muharrem ayı dileğimizle…

Call Now Button