Kapına en yakın fırın!

Alışveriş Listem

[woosw_list]

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Üçüncü cemre toprağa düşer
ve bahar gelir
Anasayfa  / Lezzetli Blog / Lezzet Keşifleri / Üçüncü cemre toprağa düşer
ve bahar gelir

Yılın en neşeli, en hareketli ve iç ısıtan mevsimi ilkbahar… Doğanın sessizliği ve hantallığını artık üzerinden atıp, hareketlenme ve ısınma zamanı! Tıpkı doğa gibi bizler de ilkbaharın gelişiyle güne ve hayata daha olumlu ve umutla bakmaya başlarız. İçimiz ısınırken gönlümüz de açılıp harekete geçmek, yenilikler için heyecanlanmaya başlarız.

Peki doğayla beraber insanı da derinden etkileyerek harekete geçiren ilkbaharın gelişinin en önemli adımları olan cemrelerin hikayesini biliyor musunuz? Şimdi baharın kendisi kadar taze ve iç açıcı, tatlı mı tatlı Hasbahçe ya da çilekli pastanızdan bir dilim alıp yanına bir bardak çay koyarak; doğanın uyanış hikayesine tanık olun…

Arapça olan cemre sözcüğü, kor durumunda ateş anlamına gelir. Diğer bir anlamı ise hac sırasında Mina vadisinde atılan taşlardan meydana gelen yığındır. Divan şairlerinin, cemre zamanlarında baharın gelmesi dolayısıyla önemli kişilere yazdıkları övgü şiirleri de Cemreviye olarak bilinir. Çeşitli kültürlerde ilk olarak havada, ardından suda ve toprakta gerçekleştiği düşünülen mevsim dönüştürücü hareketler olan cemre her nereye düşerse orayı ısıtarak canlanmaya hazırlar. Bazı inanışlara göre, düştü denilen cemreler aslında doğaya buhar misali üflenir. Şubat ayı sonunda yerden kalkan cemrenin ilki 19-20 Şubat’ta havaya, ikincisinin 26-27 Şubat’ta suya ve üçüncüsü de 5-6 Mart da toprağa düştüğüne inanılır.

Bazı eserlerde cemre, parlak ve kırmızılığa meyilli üç yıldızdan ibarettir. Bunlar sıra ile tarf, hen’a ve cephe yönündedir ve düşmeleri de gruba meyilleri anlamında kullanılırdı. Şubatta doğumunda öğleye kadar olan vakitte guruba temayül edince suda ısınma meydana gelir. Sonra guruba başlayınca havada ısınma belirtileri görülür ve burç vakti de toprakta ısınma meydana gelir. Bu nedenle ilkine ‘cemre-ül-ma’ ikinciye ‘cemre-ül-hava’, üçüncüsüne de ‘cemre-üttürab’ denir. Bazı rivayetlere göre göçebelik döneminde insanlar çok soğuk dönemlerde, hayvanlarıyla birlikte mağaralara girerek ateş yakarlar ve soğuğun azaldığını hissetmeye başlayınca sırayla bu ateşleri söndürürlerdi. Buna da ‘sukut-u cemre’ denilirdi. Bir başka kültürdeki inanışa göreyse Çin’de soğuğun şiddetli zamanlarında evlerinde üç soba ve ocak yakarlar, soğuk kırıldıkça sobaları birer birer söndürürlerdi Buna da ‘sukutu cemerat’ denilirdi.
Öyle ya da böyle doğanın uyanışı insanlık tarihi boyunca neşeyle karşılanmış, hareketlilik ve üretim artmıştır.

Biz de ilkbaharın ilk günlerini mutlulukla karşılayarak tazecik bahar meyvelerinin lezzet katacağı özenle hazırlanacak yeni tatlar ortaya koymak için çalışmaya başlıyoruz. Şimdiden afiyet olsun!

Call Now Button